Her saldırıdan sonra önlem alıyoruz ama her saldırıdan sonra neredeyse daha çok insanımız hayatını kaybediyor. Bunu da vatandaşlarımızın kendisine sorması lazım. Yönetenler, 14 yıldır yönetenler belli. Hesabını vermeleri lazım. Neden oluyor bunların hepsi? Hükümetsiniz, devleti yöneteceksiniz, vatandaşın güvenliğinden siz sorumlusunuz. Davutoğlu’na açık çağrı yapıyorum: Ankara Emniyet Müdürü’nü sen atayamıyorsan bana söyle beraber olalım, kimi istiyorsanız atayalım. Aylardır Ankara’ya Emniyet Müdürü atayamayan bir iktidar terör örgütünü engelleyebilir mi? Çıkın söyleyin, ben atayacaktım şu engel oldu deyin, beraber üzerine yürüyelim.
Bütün ülkelerin gizli servis ajanları Türkiye’de at koşturuyor. Nasıl bu hale geldik biz? Her yerde bunları görebiliyoruz. Nasıl oluyor, neden oluyor? Almanya’da Fransa’da ABD’de Rusya’da olmayan bir olay neden Türkiye’de oluyor. Bütün gizli servislerin rahatça çalışacakları bir alan mıdır Türkiye? Anayasamızın 112. maddesi var, siyasi sorumluluktan söz eder. Ülkeyi yönetenlerin siyasi sorumluluğundan söz eder. Yüzlerce insanımız hayatını kaybetti terör dolasıyıla. Kim bunun sorumlusu, kim? Bizim mahalledeki bakkal değil, alışverişe giden vatandaş değil, Şanlıurfa’daki taksici değil. Dünyanın bütün demokrasilerinde bunun sorumlusu siyasi iktidardır.
Davutoğlu’na çağrı yapıyorum, siz töhmet altında kalıyorsunuz. Yönetemiyorsunuz imajı sizin yakanıza yakışıyor. Ankara’ya bir emniyet müdürü bile tayin edemeyen kişiye sorumluluk verirseniz, aynı sorumluluğu paylaşmış olursunuz. Görevini yerine getiremiyorsa alacaksınız görevden. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en derin krizlerinden birisini yaşıyor. Yönetim krizidir bu. Yönetilmiyor, tek kelimeyle söyleyeyim savruluyor. Biz bunu haketmiyoruz.